New Flinque AI now scores creator authenticity in real time across 4 platforms. See how
Hulya Eksigil (@hulyaeksigil), Instagram profile photo
Verified on Instagram

Hulya Eksigil

Travel
@hulyaeksigil
Yemek kültürü yazarı ve Türk Mutfağı rehberi Kitapları: Dilim Gülümsüyo! ve İyi Bir Yemek… Istanbul based food and travel writer, food guide
  • Food & beverage
  • Food & Drink
  • Cuisine
  • Travel Influencers
  • Following 2.6K
  • Followers 20.7K
  • Engagement 1.41%
  • Avg comments 11

About Hulya Eksigil

Hulya Eksigil (@hulyaeksigil) is a Travel creator on Instagram, also filed under Food & beverage and Food & Drink. The account has 20,737 followers and 2,537 published posts. Recent posts average 298 likes and 11 comments, an engagement rate of 1.41%.

With 20.7K followers, Hulya Eksigil is a micro creator by the common 10,000 to 100,000 definition. Hulya Eksigil follows 2,622 accounts, so the audience is roughly 7.9 times the size of the list followed. Flinque files Hulya Eksigil under 5 categories, led by Travel and followed by Food & beverage, Food & Drink, Cuisine and Travel Influencers.

The Instagram bio for Hulya Eksigil runs to 22 words across 3 lines. The latest activity Flinque has on record for Hulya Eksigil dates from January 2026.

2,537 Posts

Of the 10 most recent posts shown for Hulya Eksigil, 7 are single images and 3 are carousels. That mix leans toward single images. With 2,537 posts published, Hulya Eksigil's archive runs well past the 2,000 mark. Against the audience, that is roughly 8.2 followers for each post published. All 10 carry captions, averaging 208 words each. The captions are written mainly in Turkish. Words that recur across them include yine, yemek, için, pişirin and biri. The captions tag #kereviz, #pancar, #narenciye, #zeytinyağlıyemekler and #börek.

Yetişkinler İçin Mozaik Pasta…

Her yetişkin için de değil tabii, damağı değişiklik arayanlar için… Mozaik pasta aşıkları beğenmez mesela, hele çoluk çocuk yüzüne bile bakmaz. Bakmasın da zaten çünkü içinde içki var.
Mozaik pasta için internetteki tariflerden gözünüze kestirdiğiniz birini seçin. Ben çiğ yumurta kullanmaktan hoşlanmadığım için yumurtasız bir tarifle yaptım. inkini tercih ettim. Onun tarifinde fındık veya portakal kabuğu diyor. Ben hem portakal kabuğu rendeledim hem de fıstıklı çikolata kullandım. Ayrıca 13-15 kumkuatın kabuklarını incecik doğrayıp ekledim. İki kaşık portakal likörü kattım. Bir değişiklik de içindeki bisküvilerde. 3/5 pötibör, 2/5 biscoff kullandım. Uzun bir kek kalıbına streç film döşeyip (en zor kısmı o!) bolca toz fıstık serptim ve mozaik pastayı üzerine döşeyip buzluğa attım. Üç-dört saat sonra çıkarıp ince dilimler yaparak ikişer ikişer streç filme sarıp yine buzluğa attım. Anladığınız gibi, kahveye gelenlere bir süre menü bu:)
Uzun İnce Bir Yol…

Kolay, pratik bir yemek arayanlarla baştan vedalaşalım. Okumaya bile sıkılırsınız. Vakti kısıtlı olanlar da fotoğrafına bile bakmasın:) Ama mutfak kölelerini, farklı olsun taştan olsun diyenleri, denemekten yorulmayanları buraya alayım.
Bu kereviz, arpacık soğan, pancar, portakal suyu ve mandalinayla yapılan bir yemek ve hepsi uzuuun uzun fırında pişiyor.
İki orta boy pancarı soyup yarım parmak kalınlığında dilimleyin. İki mandalinanın suyunu, iki kaşık zeytinyağını ve yarım çay kaşığı tuzu çırpıp üzerinde gezdirin. Önce ıslayıp sıktığınız yağlı kağıtla, sonra alüminyum folyoyla kapatıp 175 derece alt üst fırının orta rafında bir saat pişirin. Dört orta boy kerevizi soyup pancarların bir misli kalınlığında halka halka doğrayın. Bir portakalın suyu, iki kaşık zeytinyağı, birer çay kaşığı tuz ve şekeri çırpıp pancarların üstüne dizdiğiniz kerevizlerin üzerine gezdirin. Yine yağlı kağıt ve folyoyla kapatıp bir saat pişirin. Bu arada en irilerinden 13-15 arpacık soğanı soyun. Bir saatin sonunda pancar ve kerevizlerin arasına yerleştirin.Üstlerine birer çimdik toz şeker serpip kağıt ve folyoyla kapatarak yarım saat pişirin. 6-7 mandalinayı soyun. İki ucundan biraz kesip atarak/atıştırarak kalın birer dilim elde edin. Yarım saatin sonunda yağlı kağıt ve folyoyu alın. Mandalina dilimlerini kerevizlerin üzerine dizin. Üzerlerine bir çimdik tuz ekleyip az yağ gezdirin. Yarım saat üstü açık olarak pişirip fırını söndürün ve sebzeler soğuyana kadar bekletin. Kerevizin en körpe yeşil yapraklarını çok ince doğrayın ve 4 kaşık zeytinyağı ve çok az taze çekilmiş karabiber ile iyice karıştırın. Sebzeleri servis tabağına yerleştirin. Tepside kalan suyu hazırladığınız sosla karıştırıp çırptıktan sonra üzerine gezdirip servis edin.
Asla ocağın üzerinde pişen zeytinyağlı bir yemek gibi ‘hafif’ değil, tam tersi, her lokmada bir ‘ağır abi’ hissi var. Lezzetin ve aromaların yoğunlaştığı, topraksı tatların iyice belirgin hale geldiği, narenciyenin ferahlığıyla dengelenen ilginç bir yemek oldu.
#kereviz #pancar #narenciye #zeytinyağlıyemekler
Börek Havası Değilse Ne?

Konumuzla ilgisi yok ama önce belirteyim, ‘ney?’ değil ‘ne?’, ‘neyden?’ değil ‘neden?’ Ney ve neyden tıpkı babaların çocuklarına babacım, halaların yeğenlerine halacım demesi falan gibi bir delinin kuyuya attığı ve kimsenin çıkaramadığı taşlar. Evet, dil evrilir de, bu kadar yalan yanlış evrilmese iyiydi.
Böreğe dönecek olursak… bu havada insanı tatmin edecek iki yiyecek varsa biri çorba diğeri de börek. Buradaki kırpık börek tarzı. İki yufkaya iki yumurta, 3/4 su bardağı süt, aynı miktarda maden suyu, 1/2 su bardağı zeytinyağı ve tatlı pul biber ile bir sos yapın. Gelişigüzel doğradığınız yufkaların birini bu sosla harmanlayın. Süzerek çıkarıp yağladığınız mini fırın boyutlarında bir kaba yerleştirin. Ben üzerine bol maydanoz ve dereotlu beyaz peynir koydum. Hangi iç malzemesini kullansanız olur. Diğer yufkayı da aynı şekilde doğrayıp sosa buladıktan sonra harcın üzerine serin. Yarım saat dolapta dinlensin. Bu arada iki parça dil peynirini ve yarısı kadar iyi bir eski kaşarı rendeleyip harmanlayın. Böreğin üzerine serpip 170 derece alt üst fırında, ortanın bir altı rafta üzeri tamamen kızarana kadar pişirin. Püf noktası dil peyniri gibi güzel eriyen ama tadı güçlü olmayan bir peynire eski kaşarın aroma ve lezzetini eklemiş olmak. Bir de ‘üff!’ noktası var, onu da yerken keşfediyorsunuz:)
#börek #kışyemekleri #kırpıkbörek
Küçük Mücevherler…

Yılbaşının günlük hayata göre çok daha zengin sofralarına noktayı koymak için kendi küçük etkisi büyük bir tatlı önerisi…
Üzerindeki fıstığı es geçerseniz ekonomik olarak da keyif kaçırmaz.
Palude ve paluze de denen ve çok eski bir mutfak geleneğimiz olan pelte şeker, meyvanın suyu ve nişasta gibi üç basit malzemenin karışımından ibaret. İki püf noktası var, nişastayı soğuk bir sıvıyla iyice eritip kullanacaksınız ki topaklanmasın ve pelteyi üzeri kocakarı suratı gibi buruş buruş olana kadar pişireceksiniz ki nişasta kokusu kalmasın. Şimdiki kocakarıların suratı buruşmuyor diye mazeret yaratmayın, nenelerinizi hatırlayın:)
Bu tarifte 20 mandalina - mümkün olduğu kadar kalın kabuklu- ve iki nar var. Ayrıca dört mandalinanın da sadece suyu.
Mandalinalardan kapak kesip meyvalı tarafını önce dikkatlice, kabukları çatlamayacak şekilde limon sıkacağıyla biraz sıkın. Sıktığınız suları tencerede biriktirin. Kabukların içindeki meyvaları yine kabuğu çatlatmamaya dikkat ederek parmağınızla çıkarıp bir kapta toplayın. Sıkarak sularını çıkarıp o suyu da tencereye ekleyin. Dört mandalinanın ve bir buçuk narın suyunu çıkarıp onu da ekleyin. Bu sıvı malzemenin bir bardağını ayırın. Tencereye meyva sularının tatlılığına/ mayhoşluğuna göre 3/4 ya da bir su bardağı şeker ekleyip kaynatın. Bir kapta dört çorba kaşığı dolusu nişastayı ayırdığınız meyva suyunda eritip tencerenin ortasına yavaşça dökün. Bu sırada bir çırpıcıyla hızlıca karıştırın ki nişasta topaklanmadan sıvının içinde dağılsın. Koyulaşan peltenin altını kısıp ara ara karıştırarak 15 dakika kadar pişirin. Hazır olunca içleri boşalmış olan mandalina kabuklarına doldurup soğuyunca buzdolabına kaldırın. Yarım narı ayıklayın. Servis edeceğiniz zaman nar taneleri ve dövülmüş fıstıkla süsleyin.
Pratik bir tatlı olduğunu iddia edemem ama yaratacağı etkiyi garanti edebilirim.
#pelte #türkmutfağı #paluze #mandalina #nar
Şu sıralar evde doğru dürüst yemek yapacak bir vaktim olmadı, ama arkadaş evinde yediğim nefis bir yemeğin tarifiyle tembelliğimin acısını çıkaracağım. Karnabahar Graten bir dönemin çok sevilen ama artık pek hatırlanmayan yemeği. Malum karnabaharı kremayla peynirle zenginleştirmek yerine ondan pizza tabanı icat edilen zamanlardayız. Yine de felekten çalınan bir akşamın parmak yediren lezzeti olabilir. Evlere ev yemeği servisinin bir numaralı adresi un (İstasyon Catering) sahibesi Perim Adalı’nın elinden çıkan yemeğin tarifini onun kaleminden naklediyorum:

Karnabaharın çiçeklerini iri iri parçalara ayırın, tuzlu ve 1 çay bardağı süt koyduğunuz tencerede 10-12 dakika al dente haşlayın. Çıkarıp, tereyağı sürdüğünüz fırın kabınıza alın.

Klasik beşamel sosunu aşağıdaki malzemeler ile hazırlayın. Çok koyu olmaması lazım. Salep kıvamında olması güzel oluyor. Sosun içine peynirin yarısını karıştırın.

Karnabaharların üzerine sosu ilave edin, 180 derece önceden ısıtılmış fan ayarında fırında 10-12 dakika pişirin. Çıkarıp üzerine kalan peyniri ilave edip, fırının ızgarasını da açıp üstü kızarana kadar 8-10 dakika daha fırına verin.

Karnabaharın göbek ve yaprak kısımlarını da haşlıyorum ben… Zeytinyağı, limon, sarmısakla salata olarak şahane oluyor: )

Ağız tadı ile ister tek başına, ister herhangi bir ana yemeğin yanında servis edin, yiyen herkes mutlu olsun!

Afiyetler: )

Malzemeler:
1 orta boy karnabahar/ 600-700 gram kadar

200 gram rende kaşar peyniri (dilerseniz dil peyniri, çedar ve/veya gravyer de karıştırabilirsiniz kaşar peynirine)

2 yemek kaşığı tereyağı

1 yemek kaşığı sıvı yağ

1,5 yemek kaşığı un

1,5 su bardağı süt

1 çay kaşığı muskat rendesi

1 çay kaşığı tuz

1 çay kaşığı karabiber
Sinop’tan Geriye Kalanlar…

Sinop Lakerda Festivali’ne dördüncü kez katıldım. İlkinden beri de festivalin gönüllü elemanıyım. Peki nedir insanı böyle tekrar tekrar Sinop yollarına düşüren? En önemli unsur Sinop’un insanı. Samimi, nazik, düşünceli, hayattan zevk alan, sıcak insanlar Sinoplular. Yaşadıkları kente saygı duyuyor, sahip çıkıyor ve daha iyi olsun diye fedakarca çaba harcıyorlar. Çok önemli gastronomi geleneklerinden biri olan tuzlu balığı lakerdaya dönüştürüp bunu Sinop’a bir artı değer haline getirmek için uğraşıyorlar. Sinop’u sadece yaz kalabalıklarının değil, ara mevsimlerde sakin bir turizmin gözbebeği yapmayı hedefliyorlar. Ve bütün bunlar için karşılık beklemeden, kendi işlerini güçlerini bir tarafa bırakarak canla başla çalışıyorlar. İkincisinden itibaren katıldığım festivalin her bakımdan ne kadar yol katettiğini görmek fahri bir Sinoplu olarak tabii ki beni de gururlandırıyor:)
Yine çok güzel anılarla ayrıldığım festivalde bu kez civardaki birbirinden etkileyici iki koyu da gördüm. İşte üç günlük bir ziyaretten bölük pörçük hatıralar…
1- Acente’den gün batımı.
2- Merve Kaya’nın festivale renk katan balıkları
3- Ahşap gemi yapan bir ailenin apartmanı.
4- Memleketin en kuzey noktası, İnceburun
5- Çocukluğunuzdaki gibi bir mısır yemek istiyorsanız o da İnceburun’da.
6- Sinop demek balık bolluğu demek.
7- Akliman Hamsilos Tabiat Parkı nefes kesici görüntülere sahip.
8- Hamsilos Koyu
9- Beyaz Ev’de geleneksel festival yemeği.
10- Sinoplu gastronomi öğrencileri lakerdayı yorumladı.
11- Festivalin birbirinden ilginç oturumlarını izlemek bir dünya bilgi demek.
12- Antik Otel’in plajı bu mevsimde bile baştan çıkarıyor.
13- Kumkapı Lounge and Beach’te unutulmayacak bir fırında hamsi.
14- Sinop’un en etkileyici ev yemeklerini yapan Esra’nın Mutfağı’ndan turşu ziyafeti.
15- Beylerbeyi’nin kokulu Karadeniz üzümünden yaptığı nefis rakısı İsabella ile tanışmak da Sinop’ta kısmet oldu.
16-20 Sinop pazarına gitmeden İstanbul’a döneceğimi herhalde kimse düşünmedi:)
Özel ve Özenli Sofralar…

Geçmiş günlerin iki özel davetinden lezzetler…
İstanbul’un en etkileyici teras manzaralarından birini bir o kadar da etkileyici mutfağıyla birleştiren 8. yaşına yeni bir menüyle girdi. Yine ateşin gücü ön planda, ‘dry aged’ olanlar da dahil çeşit çeşit hazırlanmış etler, tütsülenmiş, marine edilmiş balıklar falan tabii ki Mürver’in gerçek yıldızları, ama Michelin yıldızlı şefi Mevlüt Özkaya’nın elinden çıkan sebzeler ve diğer yemekler de asla es geçilmez. Ekmeğinden turşusuna kadar özenilmiş bir mutfak… Kuruluşundan bugüne Mehmet Gürs’ün danışmanlığını yaptığı lokantanın kavı da menüsü kadar özenli. İstanbul’un gastronomi haritasındaki klasiklerden biri olmak yolunda önemli adımlar atan Mürver, yeni yaşına da akılda yer edecek lezzetlerle giriyor. (Foto 1-8)

Geçenlerde bir de sergi kapanışı etkinliği vardı ki, hem göze hem de damağa seslendiği için lezzeti farklıydı. deki ‘Birleşen Sular, Filizlenen Umutlar’ın sergi mekanında sürpriz bir geceydi bu. Mey Diagio, sponsoru olduğu karma sergideki eserlerle çevrelenmiş nefis bir sofrada özel bir davet verdi. Küratörlüğünü ’in yaptığı serginin içeriği kadar Alkazar gibi anılarla yüklü 100 yıllık bir mekanda olmak da etkileyiciydi. Özenle hazırlanmış, denizden çıkan lezzetlere yer verilen bir menü ve damakta yağ gibi kayan Yeni Rakı Rezerv ile Mey Diagio hafızamızda özel yerini koruyacak bir gece daha yarattı. (Foto 9-16)
#meydiagio
Taze Ceviz, Kuru İncir…

Sonbaharın lezzet bombaları biraraya geldiklerinde özellikle şaraplı sofralara çok yakışıyorlar. Cevizin tazesini tek başına yemek zaten bir ziyafet, ama kurusu da hafifçe kavrulunca tadı ikiye katlanıyor. Çok sevdiğim bir içki ikramı var. Kuru incirleri ortadan ikiye bölün. Bir tavada bir su bardağı nar suyunu taze ve irice çekilmiş karabiber ile karıştırın. İncirleri kesik tarafı alta gelecek şekilde yerleştirip nar suyu azalana kadar kısık ateşte pişirin. Soğuyunca içine bir çay kaşığı kadar mavi damarlı bir peynir ve bir parça ceviz ekleyerek servis edin. Rokfor tipi peynirler ve ceviz hurmanın içinde de çok iyi sonuç veriyor ama, geçen yılın başında tanesini beş liraya gördüğümden beri almaya elim, önermeye dilim varmıyor.
Kasım Programları…

Bu ay kültür-sanat faaliyetlerine hız vermek için ideal zaman. Yaz bitti, kış başlamadı, özellikle hafta sonları o sergiden bu sergiye gezmek en güzel program.
‘Üç Ayaklı Kedi’ 18.İstanbul Bienali’ne küratörü Christine Tohme’nin yakıştırdığı ad. Sergiler ayın 23’üne kadar sürüyor. Beyoğlu ve Karaköy civarında 8 farklı mekanda yer alan işlerin çoğunluğu Galata Rum Okulu’nda ve Zihni Han’da toplanıyor, ama hepsi sonuçta birbirine yürünerek ulaşılabilen mesafelerde. Bienali bir rehberle gezmek gördüğünüz işleri anlamlandırmakta çok etkili olacak, hele de rehberiniz İpek Ece Özbey gibi her eserin hikayesini detaylarıyla aktarabilen biriyse. Bütün festivalleri gibi Bienal de nin İstanbul’da yaşamaya renk ve anlam katan etkinliklerinden. (Foto 1-6)
Bienal ile eş zamanlı olan sergilerden biri yıllardır fotoğrafçılık serüvenini yakından izlediğim, mesleğini sanata dönüştürmekteki ustalığına ve azmine tanıklık ettiğim Ani Çelik Arevyan’a ait. Her sergisinde önceki temalarından yola çıksa da bambaşka bir hedefe varan, fotoğrafı farklı malzemelere, farklı malzemelerle ürettiklerini fotoğrafa dönüştürürken genellikle kadın bedeninin devinimlerini merkeze alan işlere imza atıyor Ani. Ve bunu yıllardır hiç azalmayan bir enerji ve hiç düşmeyen bir tempoyla yapıyor. Bu kez de cam atölyelerinin ateşiyle haşır neşir olarak geçen zorlu bir sürecin ardından ‘Geçmiş-Şimdiki Zaman’da cam bedenler sergiliyor. Kadın bedeni formundaki cam parfüm şişelerini eritip onları kendi anlamlandırdığı yeni bedenler olarak şekillendirdiği işleri Nişantaşı’ndaki stüdyosunda randevuyla görmek mümkün. Ayrıca 10 -23 Kasım arasında Salı ve Perşembe günleri stüdyosu ziyarete açık olacak. (Foto 7-10)
Maydanoz Dolması…

Maydanoz Köftesi de denen bu yemek Bartın’da çok sevilir. Köfte ama neredeyse asıl malzemesi maydanoz. Bir kilo kıymaya üç demet maydanoz kullanılıyor. Biraz ‘koluna kuvvet’ bir yemek. Yıkanıp sapından ayrılan ve kurutulan yaprakları çok çok ince kıymak gerekiyor. Sonra bir tahtanın üzerinde, bu kez kıyma, soğan ve maydanozu birlikte, kıyma yemyeşil olana kadar tekrar kıyıyorsunuz. Geçmişte satır kıymasıyla maydanoz birlikte kıyılırmış, sonraları herkes eti, maydanozu, soğanı kasaba götürüp birlikte çektirmeye başlamış. Nazınızın geçeceği bir kasabınız varsa bugün de aynı formülü uygulayabilirsiniz. Sonrası tuz, biber, bir yumurta, iki kaşık un ve iki avuç pirinçle yoğrulan ve top top yapılan köfteler. İki bardak kaynar suya az tuz ve dört kaşık zeytinyağı ekleyip köfteleri içine atarak kaynama noktasına getirdikten sonra yarım saat kısık ateşte pişiriyorsunuz. Sonrası sarmısaklı/sarmısaksız yoğurt ve damak zevkinize göre baharatlandırılmış bir yağ. Özellikle çocuklara bol maydanoz yedirmenin yollarından biri. Üstelik çok hafif ve leziz.

#parsley #maydanoz #herblovers
#yöreselmutfaklar #bartınyemekleri

Hulya Eksigil's engagement

Hulya Eksigil's engagement rate on Instagram is 1.41%, between 1% and 3%, or 1 to 3 likes and comments per 100 followers. On a typical post that comes to about 1 like or comment for every 71 followers. An average post collects 298 likes and 11 comments, close to 27 likes for each comment.

Engagement rate

1.41%

Avg likes
298
Avg comments
11
Interactions : followers
1 : 71

Lookalike Creators

A free account lists creators whose audiences behave like this one, ready to shortlist and compare side by side.

Age & Gender

Unlocking shows how this audience splits across age bands and gender, charted from follower data.

Audience Location

Unlocking reveals the countries and cities where the most active followers of this account are concentrated.

Primary Language

Unlocking shows the languages this audience uses most in comments, interactions and the content it consumes.

Audience Interests

Unlocking lists the topics and categories this audience follows and engages with most often across the platform.

Authenticity

Unlocking scores how genuine the audience is, flagging fake, inactive or bot followers found in engagement patterns.

Audience Quality Score

Unlocking gives one overall audience quality score combining authenticity, engagement, follower activity and audience relevance.

Brand Affinity

Unlocking names the brands this audience already follows, mentions or engages with across social platforms.

Content Strategy

Unlocking breaks down the content pillars, tone and visual style this creator uses, and which formats perform best.

Commercial Insights

Unlocking shows collaboration types, an estimated pricing tier and a brand safety risk read for sponsored campaigns.

Industry Fit

Unlocking rates how well this creator and audience align with specific industry verticals and brand categories.

Research Hulya Eksigil further

Flinque ranks Instagram creators in Travel and Food & beverage, categories Hulya Eksigil is filed under, and its free tools measure the same figures for any public account.

Frequently asked questions

These answers about Hulya Eksigil are generated from the Instagram profile data Flinque holds for the account.

Who is Hulya Eksigil?

Hulya Eksigil (@hulyaeksigil) is a Travel creator on Instagram, also filed under Food & beverage and Food & Drink. With 20.7K followers, Hulya Eksigil is a micro creator by the common 10,000 to 100,000 definition. The Instagram bio for Hulya Eksigil runs to 22 words across 3 lines.

How many followers does Hulya Eksigil have?

Hulya Eksigil has 20,737 followers on Instagram (20.7K). Hulya Eksigil follows 2,622 accounts, so the audience is roughly 7.9 times the size of the list followed. With 2,537 posts published, Hulya Eksigil's archive runs well past the 2,000 mark.

What is Hulya Eksigil's engagement rate?

Hulya Eksigil's engagement rate on Instagram is 1.41%, between 1% and 3%, or 1 to 3 likes and comments per 100 followers. On a typical post that comes to about 1 like or comment for every 71 followers. An average post collects 298 likes and 11 comments, close to 27 likes for each comment.

What does Hulya Eksigil post about on Instagram?

Flinque files Hulya Eksigil under 5 categories, led by Travel and followed by Food & beverage, Food & Drink, Cuisine and Travel Influencers. Of the 10 most recent posts shown for Hulya Eksigil, 7 are single images and 3 are carousels. The 10 recent Instagram captions Flinque holds for Hulya Eksigil repeatedly use the words yine, yemek, için, pişirin and biri. Hulya Eksigil's captions carry hashtags such as #kereviz, #pancar and #narenciye. Hulya Eksigil writes those captions mainly in Turkish.

How do I contact Hulya Eksigil for a collaboration?

Hulya Eksigil's contact details are not published on Flinque's public profile. The Instagram bio links to 1 external site, and a free Flinque account opens that link. Brands with a free Flinque account can shortlist Hulya Eksigil and use Flinque's outreach tools wherever a contact route is on file.

Hulya Eksigil's own Instagram profile is the one outbound link Flinque publishes for the account, and the bio link opens after signing up.

Public profile data sourced from Instagram. Flinque is not affiliated with Hulya Eksigil.

Unlock Hulya Eksigil's audience data